Barajlar Doldu, Hidroelektrik Üretiminde Rekor Kırıldı

Bol yağışların doldurduğu barajlar, Türkiye’de hidroelektrik üretimini rekora taşıdı. Yılın ilk yarısında hidroelektrik santrallerinden (HES) 57 milyar kilovatsaat elektrik üretildi; bu, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 68’lik bir artış anlamına geliyor. HES’ler böylece toplam elektrik üretiminin yüzde 32’sini aşarak ülkenin en büyük enerji kaynaklarından biri hâline geldi. Kısacası bu yıl elektriğin neredeyse üçte biri sudan geldi.
İşin arkasında basit bir gerçek var: barajlar doldu. Kuru geçen son yılların ardından yağışlar geri dönünce göller yeniden şişti. Yetkililer, bu sezonu enerji yönetimi açısından “tarihi bir başarı” olarak değerlendiriyor. Zira aynı su, hem elektrik üretiyor hem de gelecek yaz için depolanıyor.
Barajlarda doluluk ne kadar arttı?
TEİAŞ’ın su raporlarına göre baraj doluluk oranı 19 Temmuz itibarıyla yüzde 71,3’e çıktı. Aynı tarihte bu oran 2024’te yüzde 61,4, 2025’te ise yalnızca yüzde 51,7 seviyesindeydi. Barajlardaki toplam aktif su miktarı 72,53 milyar metreküpe ulaştı. Geçen yıl aynı dönemde bu rakam 30,24 milyar metreküptü; yani barajlara giren su bir yılda yüzde 139,9 arttı.
Rakamlar mevsim normallerinin de epey üzerinde. Yılın ilk 7 ayında barajlara gelen su, planlanan 37,18 milyar metreküplük programın yüzde 195,1’ine ulaştı. Bu miktar uzun yıllar ortalamasını da yaklaşık yüzde 30 aştı. 1-19 Temmuz arasında barajlara giren su tek başına 3,44 milyar metreküpü buldu.
Rekor hangi barajlardan geldi?
Üretim artışında ülkenin dört bir yanındaki büyük tesisler rol oynadı. Keban, Deriner, Altınkaya, Hirfanlı, Boyabat, Oymapınar ve Alpaslan-1 gibi barajlar dolan rezervuarlarıyla türbinleri tam kapasiteye yakın çalıştırdı. Bu santraller yalnızca elektrik üretmiyor; içme suyu, sulama ve taşkın kontrolü açısından da kritik.
Ortaya çıkan üretim hiç de küçük değil. İlk yarıdaki 57 milyar kilovatsaatlik elektrik, milyonlarca hanenin aylar boyunca kullandığı enerjiye denk geliyor; yani yağışlı geçen kış ve ilkbahar, faturaların bir bölümünü sessizce hafifletti. Sonuç çarpıcı. Yenilenebilir kaynaklar, doğru koşullar oluştuğunda bir ülkenin enerji dengesini tek başına değiştirebiliyor.
Hidroelektriğin payının artması, doğal gaz ve ithal kömüre olan bağımlılığı da hafifletiyor. Su, yerli ve yenilenebilir bir kaynak olduğu için hem cari açığa hem de karbon salımına olumlu yansıyor. Elbette tablonun sürdürülebilmesi yağış rejimine bağlı; kurak bir yıl, dengeyi hızla tersine çevirebilir.
Ekonomi için ne anlama geliyor?
Enerji, Türkiye’nin ithalat faturasında en büyük kalemlerden biri. Doğal gaz ve kömürün önemli bölümü yurt dışından geliyor ve bunlar dövizle ödeniyor. Bu yıl barajların devreye girmesiyle santrallerin daha az gaz yakması, doğrudan cari açığa nefes aldırıyor.
Bereketli yağış sezonu tarım ve içme suyu tarafında da güvence sağladı. Yeraltı su seviyelerinin toparlanması, önümüzdeki kurak dönemler için değerli bir tampon oluşturuyor. Ama uzmanlar temkinli. Tek bir yılın kalıcı çözüm olmadığını, su yönetiminde verimliliğin uzun vadede asıl belirleyici olacağını hatırlatıyorlar; çünkü iklim değişikliği yağışları giderek daha öngörülemez hâle getiriyor. Bugünkü bolluk, yarının garantisi değil.
Sıkça Sorulan Sorular
Hidroelektrik üretimi ne kadar arttı?
Yılın ilk yarısında HES üretimi 57 milyar kilovatsaate ulaştı. Geçen yıl aynı dönem 33,9 milyar kilovatsaatti; artış yüzde 68 oldu.
Elektriğin yüzde kaçı barajlardan geldi?
Hidroelektrik santralleri Türkiye’nin toplam elektrik üretiminin yüzde 32’sini aştı. Yani üretilen elektriğin yaklaşık üçte biri sudan sağlandı.
Barajlar ne kadar dolu?
19 Temmuz itibarıyla baraj doluluk oranı yüzde 71,3’e çıktı. Bu oran bir yıl önce yüzde 51,7 seviyesindeydi.
Kaynakları görmek için tıklayınız
Bu haber şu kaynaktan derlenmiştir:
DonanımHaber