Perşembe, 13 Ağustos 2026 Hakkımızda İletişim Instagram YouTube X

Eriyen Arktik karbonu denize akıyor: deniz tabanı yutuyor

13 Ağustos 2026 · 2 saat önce
Arktik'te denize doğru çöken buz açısından zengin permafrost kıyısı

Eriyen Arktik, düşünülenden çok daha güçlü bir doğal müttefike sahip olabilir. Yeni bir araştırma, çözülen permafrosttan denize akan eski karbonun büyük kısmının deniz tabanına gömüldüğünü gösterdi. Alfred Wegener Enstitüsü ve Bremen Üniversitesi’nden (MARUM) bilim insanları, Kanada’daki Herschel Adası kıyısından tortul karot örnekleri topladı. Sonuç şaşırtıcı. Denize taşınan karbonun yalnızca yüzde 10 kadarı gaza dönüşüyor; gerisi dibe gömülüyor. Yani deniz tabanı, iklim için beklenmedik bir doğal depo işlevi görüyor.

Kısacası kötü haberin içinde iyi bir haber saklı.

Önce arka planı görelim. Arktik’te toprak binlerce yıldır donmuş halde duruyor. Permafrost denen bu donmuş zemin, dünyadaki en büyük doğal karbon depolarından biridir ve devasa miktarda organik madde barındırır. Isınmayla kıyılar çözülüyor. Çözülen toprak, içindeki eski karbonu yavaş yavaş denize bırakıyor. Bu süreç, özellikle sıcak yaz aylarında hızlanıyor. Bilim insanlarının korkusu ise netti. Mikroplar bu karbonu sera gazına çevirip küresel ısınmayı daha da hızlandırabilirdi. Yeni bulgular, işte bu senaryoyu bir nebze yumuşatıyor.

Deniz tabanı karbonu nasıl hapsediyor?

Yanıt, tortu katmanlarında gizli. Denize ulaşan karbonun çoğu dibe çöküyor ve zamanla katman katman gömülüyor. Rakamlar durumu özetliyor. Araştırmaya göre her yıl denize yaklaşık 0,02 gigaton permafrost karbonu giriyor. Bu miktarın neredeyse yüzde 90’ı deniz tabanında güvenle depolanıyor. Geri kalan küçük pay ise mikroplar tarafından işleniyor. İlginç olan şu: mikroplar, taze deniz malzemesini yaşlı permafrost karbonuna tercih ediyor. Bu yüzden binlerce yıllık karbon, atmosfere sanıldığı kadar katkı yapmayabiliyor.

Bu sonuçlara nasıl ulaşıldı?

Ekip, Herschel Adası açıklarında deniz dibine inip tortu karotları çıkardı. Bu karotlar, adeta bir zaman kapsülü. Herschel, iklim biliminde uzun süredir izlenen bir doğal laboratuvar. Her katman, geçmişin karbon kaydını saklıyor. Katmanları tek tek okuyan araştırmacılar, karbonun ne kadarının kalıcı olarak gömülü kaldığını hesapladı. Böylece tahmin yerine ölçüme dayalı bir tablo çıktı.

Peki bu tamamen iyi haber mi?

Tam olarak değil. Araştırmacılar, tablonun henüz tümüyle net olmadığını vurguluyor. Karbonun bir bölümü, deniz tabanına ulaşmadan önce çoktan parçalanmış olabilir. Dahası akışın hızı sabit değil. Tahminlere göre denize karbon çıkışı, 2100 yılına kadar yüzde 70 ila 150 arasında artabilir. Bu da önemli bir soruyu doğuruyor. Deniz tabanı, giderek büyüyen bu yükü kaldırmayı sürdürebilecek mi?

Bu keşif iklim mücadelesine ne katıyor?

En büyük katkısı, daha isabetli iklim modelleri. Çünkü güvenilir iklim tahminleri, karbonun tam olarak nereye gittiğini doğru bilmeye dayanır. Bu çalışma, Arktik kıyılarındaki karbon akışını çok daha net ölçtü. Geleceğe dair senaryolar artık gerçeğe biraz daha yakın kurulabilir. Yine de tek bir gerçek değişmiyor. Deniz tabanı bir tampon olabilir, ama kapasitesi sınırsız değildir. Sonuçta iklim dengesi, dünyanın her yerinde atılan küçük adımların toplamına bağlı. Bilim ise bize daha net bir pusula veriyor.

Sıkça Sorulan Sorular

Permafrost nedir?

Permafrost, binlerce yıldır donmuş halde kalan topraktır. İçinde çok büyük miktarda organik karbon barındırır. Isınmayla çözüldüğünde bu karbon açığa çıkabilir ve zamanla denize taşınabilir.

Deniz tabanı karbonu neden hapsediyor?

Denize akan permafrost karbonunun büyük kısmı dibe çöküp gömülüyor. Araştırmaya göre bu karbonun yalnızca yüzde 10 kadarı gaza dönüşüyor, geri kalanı deniz tabanında depolanıyor.

Bu tamamen iyi bir haber mi?

Kısmen. Karbonun çoğu şimdilik güvende, ancak denize karbon çıkışının 2100’e kadar yüzde 70 ile 150 arasında artması bekleniyor. Bu yüzden belirsizlik sürüyor.

Kaynakları görmek için tıklayınız

Bu haber şu kaynaklardan derlenmiştir:
ScienceDaily,
Phys.org (Alfred Wegener Enstitüsü / MARUM).
Görsel: Wikimedia Commons.

Paylaş:

İlgili Haberler