İstanbul’da 4 İlçede Denize Girme Yasağı: Akıntı Tehlikesi

Hafta sonunu plajda geçirmek isteyen İstanbullulara kritik uyarı. Kentin Karadeniz kıyısındaki Beykoz, Sarıyer ve Arnavutköy’de denize girme yasağı ilan edildi; kısa süre sonra listeye Şile de eklendi. Kaymakamlıkların duyurduğu yasakların gerekçesi yüksek dalga, kuvvetli rüzgar ve boğulmalara yol açabilen çeken akıntı riski. Benzer kararlar ülke geneline de yayıldı: aralarında Antalya ve Balıkesir kıyılarındaki bazı noktaların da bulunduğu 10 ilde denize girmek geçici olarak yasaklandı.
Hangi ilçelerde, ne kadar süreyle?
Beykoz Kaymakamlığı, ilçe sınırlarındaki Karadeniz plajları, kıyılar ve koylarda 4-5 Temmuz tarihlerinde 2 gün süreyle denize girilmesini yasakladı. Sarıyer ve Arnavutköy kaymakamlıkları da meteorolojik değerlendirmelere dayanarak aynı tarihlerde 2 günlük yasak kararı aldı. Şile’nin eklenmesiyle İstanbul’un Karadeniz’e bakan dört ilçesinin tamamında sahiller cankurtaran denetiminde kapalı duruma geldi.
Yasaklar dalga yüksekliği ve rüzgar şiddetine göre uzatılabiliyor. Plaj yolculuğuna çıkmadan önce ilçe kaymakamlığının son duyurusuna bakmak, boşa gidilen yolu da riski de önlüyor. Karar yalnızca yüzmeyi değil; şişme bot, deniz bisikleti ve sörf gibi su aktivitelerini de kapsıyor. Sahillerde jandarma ve zabıta ekiplerinin denetim yaptığı, kurallara uymayanların uyarıldığı bildiriliyor.
Çeken akıntı neden bu kadar tehlikeli?
Karadeniz kıyılarının görünmez tuzağı çeken akıntı, kıyıdan açığa doğru hızla ilerleyen dar bir su koridoru. Deneyimli yüzücüleri bile birkaç saniyede kıyıdan uzaklaştırabiliyor. Uzmanların hayat kurtaran uyarısı şu: akıntıya yakalanan kişi kıyıya doğru değil, kıyıya paralel yüzmeli. Akıntı koridoru çoğu zaman dar olduğundan yana doğru birkaç kulaçla etkisinden çıkılabiliyor; panikle akıntıya karşı yüzmeye çalışmak ise tükenmenin en kısa yolu.
Dalgalı denizde görüntü de aldatıcı. Çeken akıntının olduğu bölge, çevresine göre daha sakin ve köpüksüz göründüğü için yüzmeye elverişli sanılıyor. Türkiye’de boğulma vakalarının önemli bölümü, tam da bu yanılgıyla cankurtaran olmayan bölgelerde yaşanıyor.
Tatilciler ne yapmalı?
Kural sayısı az ama hepsi hayati. Yasak ilan edilen bölgelerde denize kesinlikle girilmemeli; kıyıda dalga izlemek için bile kayalık ve mendirek uçlarından uzak durulmalı. Yasak olmayan bölgelerde ise kırmızı bayrak çekilen alanlardan kaçınmak, çocukları su kenarında yalnız bırakmamak ve cankurtaran bulunan plajları tercih etmek gerekiyor. Denizde zor durumda birini görenler için iki numara kritik: 112 acil çağrı ve Sahil Güvenlik’in 158 hattı. Suya atlayarak kurtarma girişimi, eğitimsiz kişiler için çoğu zaman ikinci bir boğulma vakası anlamına geliyor; doğrusu, yüzen bir cisim uzatıp profesyonel ekipleri beklemek.
Rakamlar uyarının ciddiyetini gösteriyor. Türkiye’de her yaz yüzlerce boğulma vakası yaşanıyor ve bunların büyük bölümü denetimsiz kıyılarda, öğle ile akşamüstü saatlerinde gerçekleşiyor. Karadeniz kıyı şeridi, ani derinleşen tabanı ve düzensiz dalga yapısıyla bu istatistiklerde başı çekiyor.
Meteoroloji cephesinde de tablo hareketli. Genel müdürlük, Doğu Karadeniz’deki Artvin, Giresun, Ordu, Rize ve Trabzon için sarı kodlu sağanak uyarısı yayımladı. Sıcak dalgasıyla serinlemek isteyenlerin denize akın ettiği bir hafta sonunda gelen yasaklar can sıksa da yetkililerin mesajı net: dalga dinene kadar deniz keyfi birkaç gün ertelenecek.
Ayrıca: Sıcak çarpması nasıl anlaşılır? Uzmanlardan hayati uyarı