Sıcaklar Bizi Hareketsiz Bırakıyor: 156 Ülke Verisi

Yükselen sıcaklıkların bir bedeli de hareketsizlik olabilir. 156 ülkenin verisini inceleyen yeni bir araştırma, hava sıcaklığı arttıkça insanların fiziksel aktiviteden uzaklaştığını ortaya koydu. Sonuçlar, iklim değişikliğinin yalnızca çevreyi değil, doğrudan halk sağlığını da tehdit ettiğini gösteriyor.
Tablo sandığımızdan daha ağır.
Sıcaklık arttıkça hareket azalıyor
Araştırmacılar 2000-2022 dönemini kapsayan verilerle çalıştı. Ortaya çıkan ilişki net: ortalama sıcaklığın 27,8 derecenin üzerine çıktığı her ek ay, dünya genelinde fiziksel hareketsizliği ortalama 1,5 puan artırıyor. Düşük ve orta gelirli ülkelerde bu etki daha da belirginleşiyor ve artış 1,85 puana kadar yükseliyor.
Coğrafya burada belirleyici. En büyük artışların Orta Amerika, Karayipler, Doğu Sahra Altı Afrika ve Ekvator çevresindeki Güneydoğu Asya gibi zaten sıcak bölgelerde yaşanması bekleniyor. Bu bölgelerde hareketsizliğin bazı aylarda 4 puanı aşabileceği öngörülüyor.
Sebep basit ama sonuçları büyük. Aşırı sıcakta yürümek, koşmak ya da açık havada spor yapmak hem zor hem riskli hale geliyor. İnsanlar kapalı alanlara çekiliyor, hareket azalıyor.
Sağlık ve ekonomi faturası
Çalışmanın başyazarı Christian García-Witulski, hareketsizliğin kalp-damar hastalıkları, tip 2 diyabet, bazı kanser türleri ve ruh sağlığı sorunları riskini artırdığını hatırlatıyor. Yani mesele sadece kilo ya da forma değil, temel hastalık riskleri.
Rakamlar ürkütücü. Araştırmacılar, sıcaklık kaynaklı hareketsizliğin 2050 yılına kadar her yıl yaklaşık 500 bin ek erken ölüme katkıda bulunabileceğini tahmin ediyor. Bunun küresel ekonomiye maliyeti de 2,4 ila 3,68 milyar dolar arasında üretkenlik kaybı olarak hesaplanıyor.
Peki çözüm ne? Uzmanlar, şehirlerin gölgeli yürüyüş yolları, serin park alanları ve klimalı spor tesisleriyle yeniden tasarlanmasının önemine dikkat çekiyor. Bireysel düzeyde ise günün en sıcak saatlerinden kaçınmak, sabahın erken veya akşamın geç saatlerini tercih etmek işe yarayabilir.
İklim ısındıkça hareketli kalmak da bir planlama işine dönüşüyor. Bu araştırma, o planlamayı ne kadar ciddiye almamız gerektiğini gösteriyor.
Ne yapılabilir?
Kötü haber tek başına işe yaramaz; çözüm de gerekir. Araştırmacılar iki düzeyde önlem öneriyor: şehir ve birey.
Şehir tarafında iş planlamada. Gölgeli yürüyüş koridorları, ağaçlandırılmış bulvarlar ve serin tutulan kamusal alanlar, sıcak günlerde bile hareketi mümkün kılıyor. Klimalı spor salonları ve kapalı havuzlar da alternatif sunuyor. Kısacası iklim değiştikçe kentleri de ona göre tasarlamak gerekiyor.
Birey tarafında ise küçük ayarlar fark yaratıyor. Egzersizi günün en sıcak saatlerinden, yani öğle ile ikindi arasından kaçırmak akıllıca. Sabahın erken saatleri ya da akşamüstü hem daha serin hem daha güvenli. Bol su içmek, açık renk ve nefes alan kıyafet seçmek, tempoyu düşük tutarak başlamak da riski azaltıyor.
Uzmanlar bir dengenin altını çiziyor. Sıcakta hiç hareket etmemek de bir risk, yanlış yöntemle zorlanmak da. İşin sırrı planlı ve ölçülü bir aktivitede. 27,8 derecelik eşik bir uyarı çizgisi gibi; onu aşan günlerde stratejiyi değiştirmek en mantıklısı.
Kaynakları görmek için tıklayınız
Bu haber, ilgili bilimsel çalışmayı aktaran haber derlemelerinden hazırlanmıştır. Kaynak:
Gazete Oksijen