Afrika’da Kronik Açlık 309 Milyona Yükseldi: BM Raporu

Birleşmiş Milletler’in yeni raporuna göre, 2025’te Afrika’da kronik açlık çeken kişi sayısı 309,2 milyona çıktı ve ilk kez Asya’yı geçerek dünyadaki açlığın merkezi hâline geldi. FAO, IFAD, UNICEF, WFP ve Dünya Sağlık Örgütü’nün ortak hazırladığı “Dünyada Gıda Güvenliği ve Beslenmenin Durumu 2026” raporu, aynı zamanda küresel ölçekte umut veren bir eğilime işaret ediyor: dünya genelinde açlık üst üste üçüncü yıl geriledi.
Tablonun iki yüzü var. Dünyanın büyük bölümü açlıktan uzaklaşırken, Afrika tam ters yönde ilerliyor.
Rakamlar ne söylüyor?
Rapora göre 2025’te dünya nüfusunun yüzde 7,8’i, yani yaklaşık 645 milyon kişi açlıkla karşı karşıya kaldı. Bu oran bir önceki yıl yüzde 8,1’di. Açlık çeken sayısı 2024’e kıyasla 14 milyon azaldı. Bölgesel dağılıma bakıldığında en yüksek rakam 309 milyonla Afrika’da; onu 292 milyonla Asya, 32 milyonla Latin Amerika ve Karayipler izliyor.
Afrika’nın payı çarpıcı biçimde arttı. Kıta, artık dünyadaki toplam açlığın yüzde 48’ini barındırıyor. Oysa bu oran 2010’da yüzde 28’di. Aynı dönemde Asya’nın payı yüzde 65’ten yüzde 45’e geriledi. Yani açlığın coğrafyası on beş yılda yer değiştirdi.
Afrika neden krizin merkezi oldu?
Kıtadaki tablo yalnızca açlıkla sınırlı değil. 2025’te Afrika’da 1 milyar 31 milyon kişi, yani nüfusun yüzde 66,6’sı sağlıklı beslenmenin maliyetini karşılayamadı. Sağlıklı bir diyetin günlük maliyeti Afrika’da 4,35 dolara ulaştı; dünya ortalaması ise 4,28 dolar. Hızlı nüfus artışı, iklim şokları, çatışmalar ve ekonomik kırılganlık bu tabloyu besliyor.
Yine de küçük bir olumlu sinyal var. Afrika’nın açlık oranı yüzde 20,3’ten yüzde 20’ye indi. Bu, kıtada 2017’den bu yana kaydedilen ilk gerileme. Ne var ki nüfus o kadar hızlı büyüyor ki, oran düşse bile toplam sayı artmaya devam ediyor.
2030’da tablo nasıl olacak?
Raporun projeksiyonu iç açıcı değil. Mevcut gidişat sürerse 2030’da dünyada 510 ila 520 milyon kişinin kronik açlık çekmesi bekleniyor. Öngörüye göre bu insanların yüzde 56’sı Afrika’da yaşayacak, yani kriz giderek tek bir kıtaya sıkışacak. Daha geniş çerçevede ise 2025’te 2,1 milyar insan orta ya da ağır düzeyde gıda güvensizliği yaşadı; 778,6 milyon kişi bunu ağır düzeyde hissetti.
İyileşmenin ve kötüleşmenin arkasında ne var?
Uzmanlara göre bir bölgenin açlıkla mücadelede öne geçmesi tek bir sebebe bağlı değil. Asya ve Latin Amerika’daki düzelmede ekonomik toparlanma, tarımsal verimlilik ve sosyal destek programları öne çıkıyor. Afrika’da ise denklem daha karmaşık. Silahlı çatışmalar tarım arazilerini kullanılmaz hâle getiriyor, kuraklık ve seller hasadı vuruyor, yüksek borç yükü de hükümetlerin manevra alanını daraltıyor.
Rapor, sağlıklı beslenmenin giderek bir lükse dönüştüğü uyarısını da yapıyor. Gelirin büyük bölümünü gıdaya ayıran ailelerde çocuklar en ağır bedeli ödüyor; yetersiz beslenme, bir sonraki neslin eğitim ve sağlık başarısını da doğrudan etkiliyor. Bu yüzden rakamlar yalnızca bugünün değil, gelecek on yılların da meselesi olarak okunuyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Afrika’da kaç kişi açlık çekiyor?
BM’nin SOFI 2026 raporuna göre 2025’te Afrika’da 309,2 milyon kişi kronik açlık yaşadı. Bu rakamla Afrika ilk kez Asya’yı geçti.
Dünya genelinde açlık artıyor mu?
Hayır. Küresel açlık üst üste üçüncü yıl geriledi; 2025’te dünya nüfusunun yüzde 7,8’i, yaklaşık 645 milyon kişi açlıkla karşı karşıya kaldı.
Raporu kim hazırladı?
Rapor FAO, IFAD, UNICEF, WFP ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından ortaklaşa yayımlandı. Adı “Dünyada Gıda Güvenliği ve Beslenmenin Durumu 2026”.
Kaynakları görmek için tıklayınız
Bu haber şu kaynaktan derlenmiştir:
Anadolu Ajansı